Çoçuklar Nasıl Öğrenir ?
“Öğrenme, öğrencinin aktif olarak öğrenme sürecinin içinde yer almasını ve öğrenmeyi yapılandırmasını gerektirir. ”

“Çocuklar nasıl öğrenir?”isimli kitabında günümüzde eğitim sisteminin Kognitif Psikoloji, Pozitif Psikoloji, ve Gelişim Psikolojisinin yeni bilgileri ışığında “yenilikçi” bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmaya çalışıldığını yazar.Bu zamana kadar hakim olan Öğretmenin merkezde olduğu ezberleme, alıştırma ve uygulama hedefli yaklaşımın yerini, öğrencinin merkez alındığı deneyimleme, anlama, düşünme, ilişkilendirebilme ve yaratabilmenin hedeflendiği bir yaklaşıma bıraktığını vurgular.Bilgiyi depolamak yerine kullanmak amacını güden bu yaklaşım “Bütünsel(Holistik) Eğitim” dir.

Bütünsel Eğitim çocukların öğrenmeyi diğer insanlarla kültürel ve sosyal paylaşım içinde oldukları doğal bir çevrede, yaratıcı, keyifli bir yolculuk olarak yapmalarını, deneyimleyerek öğrenmelerini, içinde yaşadıkları kültürü ve çevreyi “Eğitim” amaçlı kullanarak entellektüel kimlik, içgörü ve estetik duygusu geliştirmelerini sağlar. Bütünsel Eğitim, çocukların doğuştan sahip oldukları bütünsel öğrenme modelini kullanarak, onlara yetişkinlerin rehberlik ettiği bir dünyada yapılandırılmış ama tıpkı çocuk oyunlarında olduğu gibi doğallığını koruyan bir biçimde öğrenme fırsatını yaratır.Çocukların dünyayı keşfetme yolunda öğrenmeye karşı duydukları doğal ve güçlü merak “Bütünsel Eğitim”de insanı tüm canlılardan ayıran yaratıcılık becerisini ortaya koymak için kullanılır. Bütünsel eğitimi diğer öğrenme kuramlarından farklı kılan budur. Çoklu zeka kuramının yaratıcısı Dr.Howard Gardner zekayı , “bir kişinin bir veya birden fazla kültürde değer bulan bir ürün ortaya koyabilme veya günlük ya da mesleki hayatında karşılaştığı bir problemi etkin ve verimli bir şekilde çözebilme yeteneği” olarak tanımlar.Zekanın bu yeni tanımına göre, içinde yaşanılan kültürü tanıma, hayal gücünü kullanarak tasarlama, problem çözme ve yaratma çocukların öğrenme sürecinin vazgeçilmez yapı taşları olmalıdır.Bu yapı taşları bütünsel öğrenmeyi oluşturur.Çocuklar bütünsel öğrenmeyi tanımlayabilecek en güzel örneği dünyayı keşfetmek için kullandıkları doğal bir yöntem olan “Oyun Oynama” sırasında gösterirler. Birçok yetişkine yalnızca “oyun” olarak gelen bu doğal süreçte aslında çocuklar
Bütünsel Öğrenmenin aşağıda verilen öğelerini gerçekleştirirler;

– GÖZLEM YAPMA, MODELLEME; Oyunlarını yaratırken ve oynarken yetişkinlerden, diğer varlıklardan ve doğadan model alırlar.

– İMGELEME VE YARATMA ; Hayal güçlerini kullanarak oyun oynamanın her anında tasarlama yapar, her aşamada yaratıcılıklarını hayata geçirirler.

– SOMUT VE SOYUT DÜŞÜNCE, YÜKSEK DÜŞÜNME BECERİSİ ;İçinde yaşadıkları dünyanın onlara sunduğu veya imgeledikleri araç ve gereçlerle ilişkiye girer,plan yapar, strateji geliştirirler, gerektiğinde bu araç ve gereçleri yeni yaratılar için kullanırlar.

– ZİHİN, BEDEN VE RUH BÜTÜNLÜĞÜ ; Oyun oynarken zihin ve bedenlerini bütünü ile dahil ettikleri, zamanı ve mekanı unuttukları, yalnızca “var”oldukları doğal bir akışta olurlar.

– BİLGİYİ ÖĞRENME, KULLANMA ; Tekrar tekrar oynayarak oyunu içselleştirir,diğer bilgileriyle ilişkilendirerek geliştirip, kullanırlar.

– İÇGÖRÜ, FARKINDALIK, PAYLAŞIM ; Oyun aracılığı ile kendilerini ve yaşamdaki rollerini tanır, olanı farkeder ve diğer çocuklarla ilişkiye girerler.Görüldüğü gibi çocuklar “oyun” aracılığı ile fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal, ruhsal bir varlık olarak bir yandan dünyayı deneyimlerken diğer yandan “Bütünsel Öğrenme” dediğimiz süreci gerçekleştirirler.

Çünkü bu sırada insan olmayı tanımlayan fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ruhsal varoluş boyutlarının hepsini aynı anda öğrenme sürecine dahil ederler. Bu süreç çocuğun bir insan olarak doğuştan sahip olduğu potansiyelini ortaya koyduğu, yaratma becerisini kullanarak kendini en üst seviyede ifade ettiği bir süreçtir. Bütünsel Eğitimin kuramcıları arasında kabul edilen ve Hümanistik Psikolojinin önde gelen isimlerinden Abraham Maslow bu kavramı “kendini gerçekleştirmek” olarak tanımlar.Her birey doğuştan getirdiği sınırsız potansiyelini çocukluktan yetişkinliğe uzanan yaşantıları sırasında deneyimleyerek, öğrenerek ve sonuçta “bireysel farklılığını” yaratarak, kendini varolabildiği en üst noktaya, “tam insan” olma noktasına taşır.Sonuç olarak, içinde yaşadığımız çağda “Bütünsel Eğitim” ,kendini gerçekleştirmek, ”tam insan” olarak var olmak isteyen her insanın ve kendini geleceğe taşımak isteyen her toplumun aradığı yanıttır.

Mitat Özder Elmi

Yorum Yaz