LGS Yİ KİMLER KAZANIYOR?

SON BİR HAFTA

Kronometrenin sayacı sona yaklaştı, ister istemez stres düzeyimiz artmakta, tırnaklar yenmeye, uyku saatleri düzensizleşmeye, karın ağrıları, sebepsiz(!)  yere minik kaygı krizleri geçirmeye başladık yada başlayacağız. İşte tamda bu son aşamada anne-babalara tavsiyelerimiz var. Uzun bir döneme yayılan hazırlık sürecinin bitimindeyiz, hedefleri olan aileler için ister istemez bu durum biraz rahatsızlık yaşatıyor sınav öncesinde ardından sınav sonrasında, tercih sürecinde ve sonuçların açıklanması aşamasında yine aynı şekilde kaygı durumunu yaşamaya devam edeceğiz. İster istemez sinirlerimiz gerilecek. Motivasyon anlamında düşecek ve tüm sürecin sonucunda bir okula yerleşmiş olacağız.

Hedefi küçültmeyelim ama bu uzun bir maratonun daha ilk basamağı, şimdilik bu aşamada bu söylemin dile getirilip konuşulmasının bir faydası olmasa da sürecin ilerleyen aşamalarında ihtiyacımız olabileceğini düşünerek şimdilik bilgiyi cebimize koymamızda fayda var.

7 ETKİLİ GÜN 

1)Oldukça sakin günlük rutinlerimizin devam ettiği bir takvim dilimi :Heyecan Yok

Söylenmesi çok kolay ama eminim ki sizler de en az çocuklarınız kadar heyecanlısınız. Endişelerinizi, beklentilerinizi çocuklarınıza ne kadar az yansıtırsanız bu süreç sadece çocuklarınız için değil sizler için de en az kayıpla atlatılacaktır. Öğrencilerimiz yoğun bir hazırlık sürecinde ellerinden gelenin en iyisini yapma konusunda gayret gösterdiler. Kimi zaman sıkıldılar, bunaldılar, bazen pes ettiler ama en sonunda toparlanarak hepsi bu süreci ileriki hayatlarına dair önemli tecrübeler edinerek tamamladılar. Sınava günler kala yapılacak en tehlikeli işlerden bir tanesi son günler stresine girilmesi olacaktır.

2)Her gün daha da güçlenen inanç: Güçlü Geri bildirimler

Siz onların  daha iyi bir geleceğe ulaşması için hedefler planlarken (bir çoğunda onların izni olmadan) onlarda neden mi başarmak istiyorlar. “Sizi mutlu etmek için.” Çocukların başarma motivasyonu ne kariyer ne arkadaşları içerisinde başarılı olmaktır onlar en çok anne babalarını mutlu etmek ve gururlandırmak istemekteler. Dirençlerin nedeni de başarısız olup sizlerde hayal kırıklığına sebep olma kaygıları. Bu duygu durumdaki çocuklar sizlerden aldıkları olumlu geri bildirimler ile kendilerini daha iyi hissedecek ve güçleneceklerdir. Bu nedenle; anne ve babalar, çocuklarının sınava hazırlanırken sergilediği doğru davranışları onlarla paylaşmalı, gösterdikleri çabaya vurgu yaparak, onları yüreklendirmelidirler. Unutulmamalıdır ki takdiri ertelemekten kaçınmayarak abartısız olarak doğru geri bildirimin kazancı her zaman oldukça yüklü olacaktır.

3)Ölçme ama sadece kendi kendine: Onların rakipleri kendileri, başarısız çocuk yoktur.

Berbat bir süreçtir, komşunun oğlu/kızı, aslında hepimiz bunun yüreğimizde  bıraktığı kötü tadı bilmemize rağmen kolay bir yöntem olduğu için hala kullanılmaktır. Çocuğunuz ve başka çocuklar arasında kıyaslama yapmamanızı öneririz. Gereken durumlarda çocuğunuzu sadece kendisiyle kıyaslayabilirsiniz. Yani önceki başarısı, önceki davranış biçimleriyle şimdiki durumu kıyaslamak daha olumlu sonuç verecektir. Bu aşamada sürecin tek bir grafik doğrusu gibi yukarı ivmeli olmayacağını da peşinen kabul etmemiz gerekmektedir. Her deneme sınavında alınan skorların en üst noktasında çizilecek bir hedef yerine ortalama başarının makul sapmalarla destekleneceği hedefler daha akılcıl olacaktır.

4)Yaratıcılık kaosla beslenir dense de bu dönem için uygun değil: Huzurlu bir ortam başarıyı pekiştirir.

Bu kadar uzun sürede ister istemez dönemsel karmaşa ve kaoslar olacaktır. Başarısız olma kaygısı ile hedeften uzaklaşma, başarısız olacağım öngörüsü ile hedefi küçültme, çocuklarımızın yerine düşünüp karar verme gibi hatalı yollara sapma ihtimalimiz olduğunu unutmamalıyız. Çocuklar her ne kadar başarı çıtasını aşağılara sergilemeye çalışsa da bizim çıtamızın yüksekliği ile çoğumuzun potansiyelini bir şekilde hizalamalıyız. Hepimiz fen lisesi veya yüzde birlik dilimde bir okul hayal edebiliriz, ama her hayalin gerçekleşmeyeceğini bilmemiz gerekir. Her ailede zaman zaman olağan sayılabilecek tartışma ve çekişmeler olmaktadır. Olağan tartışmalar sağlıklı iletişimin de göstergesidir. Ancak tartışmaların huzuru bozacak düzeye gelmemesine özen gösterilmelidir.

SON İKİ GÜN 

5)Yeteri kadar çalıştınız bu saatten sonra dinlenin: Gündeminiz de bir parçada farklı konular olsun

Sürekli olarak aynı konuları konuşmak bir noktadan sonra taraflarda ister istemez bıkkınlık yaratacaktır. Konuların çeşitlendirilmesi de beynin dinlendirilmesi için farklı bir metottur. Bilindiği üzere çocukların öğrenmesinde etkin yöntemlerden bir tanesi benzerleri ile öğrenmedir bu yöntemde anne- babalar çocukların en yakınındaki rol modellerdir. Sözün özü eğer siz kaygılı olursanız çocuğunuzun da kaygılı olma ihtimali yüksektir. Başarısız konuşmaları, tehdit dili ister istemez süreçteki negatif enerjiyi besleyecektir. Bu sebepten kendi stres ve kaygılarınızı azaltıp sakin olarak onlara güven verebilirsiniz.

6)Başarı Sevgi ile beslenir: Sevginizi sakın şartlı sunmayın

“Başarılı olursam beni daha çok severler” düşüncesine öğrencilerde sıkça rastlanmaktadır. Başarılı ya da başarısız her koşulda onların yanında olabileceğimizi onlara hissettirmelisiniz.
Beklentileriniz Gerçekçi Olsun her anne baba çocuğunun daha özel olduğunu düşünür Oysa her insanın belli alanlarda kuvvetli yönleri olabildiği gibi belli alanlarda da zayıf özellikleri olabilir. Beklentileriniz ile çocuğunuzun yapabilecekleri birbiriyle uyumlu olursa çocuğunuz daha az kaygı yaşayabilir. unutmayalım ki sınav onun gelecekteki hayallerine, hedeflerine ulaşmada yalnızca bir araçtır. Sınavda aldığı not onun kişiliğini ve değerini belirlemez.

7)Güveninizi Hissettirin: Güveninizi mi sorguluyor bir şeyler eksik demek ki

Anne ve babaların “sana güveniyorum” ifadesini öğrenciler genelde “senden bekliyorum” şeklinde algıladıklarından bu ifadeyi sıkça kullanmak olumlu bir etki yaratmamaktadır. Hatta kaygıyı daha fazla artırabilmektedir. Eğer çocuğunuzun gerçek anlamda çalıştığını gözleyebiliyorsanız” ne kadar emek harcadığını görüyorum, hiçbir emek karşılıksız kalmaz” demek daha etkili olabilir.

8)Sizde iyi sonuç vermiş reçeteler çocuklarınızda aynı sonucu vermez: Negatif Motivasyondan Uzak Durun

Bazı anne-babalar çocuklarını motivasyonunu artırmak için;” bu gidişle sen kazanamazsın, yata yata sınavı kazanılmaz” gibi sözler söyler. Ancak negatif motivasyon pek az öğrencide başarı sağlar. Çoğu öğrencinin kendisini başarısız görmesine neden olarak kaygısını artırabilir.

9)”Bu Sınav Geleceğin” Demeyin:

Sınavdaki başarısını gelecekteki başarısı ile eş tutmak öğrencilerin üzerindeki baskıyı artırır. Anne babalar sınav hakkında konuşurken:” bu sınav geleceğin çok çok önemli, çok çalışmalısın!” “Böyle giderse istediğin okula gidemeyeceksin” gibi söylemlerden kaçınmalı. Eleştirilerde yapıcı bir dil kullanmalıdır.

Son söz : Bu kısacık dokuz madde ile sedece bu sınavın değil bundan sonra katılılacak tüm sınavların kazanı siz olacaksınız.

Başarılar……

 

No votes yet.
Please wait...
Voting is currently disabled, data maintenance in progress.

Yorum Yaz